AYPA-TV Guinnes Rekorlar Kitabina göre "Dünyanin En Kücük Televizyon Kurumudur"...

 

Gazeteci Sinan Kara

 

"Benim doğru bildiğim yol onlara göre yanlış.  Yanlışa giden yol ise onlara çıkıyordu."

 

Cagdas Gazeteciler Dernegi ==> www.CGD.org.tr

 

 

 

 

 

 

 


Gazeteci Sinan Kara


Sinan Kara'nın Gazetesi


Sinan Kara'nın Haberleri


Haberlerde Sinan Kara


Sinan Kara Mahkemede


Sinan Kara'ya Destek


Sinan Kara'nın Avukatı Burhan Apaydın


Sinan Kara'nın Oğlu
Burhan Apaydın Kara


Ziyaretci Defteri'ni OKU
Ziyaretci Defteri'ne YAZ


Sinan Kara Yahoo! Groups



Gazeteci@SinanKara.com
Gazeteci_Sinan@mynet.com
SinanKara2000@yahoo.com


Tel : 0537 354 72 74


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sponsor:

AYPA-TV ist laut Guinness Buch der Rekorde "Der kleinste Fernsehsender der Welt"

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Datça Haber
Gazeteci Sinan Kara'nın Aktüel Konular Hakkındaki Yazılarını Okumak için
Buraya Tıklayınız...

Haberciler.com - 21.03.2004: "Sinan Kara Serbest"


Gazetecilerin çığlığı Urla’dan yükseldi:
SORUNLARI ÇÖZMEK İÇİN BİRLİK OLALIM!


ÇGD, Çalışan Gazeteciler Günü’nda Urla’dan “Dayanışma”
çağrısı yaptı. Gazeteci Sinan Kara’yı cezaevinde
ziyaret ederek sorunları çözmek için öncelikle birlik
olmak gerektiğini belirten ÇGD yöneticileri: “Urla’dan
yükselen çığlığı önce gazeteciler duymalı” dedi.


Türkiye’de gazecilere sosyal haklar kazandıran 212
sayılı yasanın  9 Ocak 1961’ta  yürürlüğe girmesi
nedeniyle “Çalışan Gazeteciler Bayramı” olarak
kutlanmakta olan 10 Ocak tarihi, Çağdaş Gazeteciler
Derneği(ÇGD) tarafından “Dayanışma Günü” olarak
anıldı. ÇGD Genel Başkanı Doğan Tılıç, Onur Kurulu
Başkanı İsmet Demirdöğen ve İzmir Şube Başkanı Macit
Selefoğlu, 9 Ocak’ta Urla Cezaevi’nde yatmakta olan
gazeteci Sinan Kara’yı ziyaret etti.  ve “10 Ocak
Çalışan Gazeteciler Günü” açıklamısı da Urla’da yaptı.
ÇGD Genel Başkanı Doğan Dılıç, Urla’da yaptığı
açıklamada, 43 yıl önce gazetecilerin örgütlü
mücadelesi sonucu çıkartılan 212 sayılı yasanın,
aradan geçen sürede gazete patronları tarafından iyice
işlevsiz hale getirildiğine dikkat çekerek bugün yeni
bir yasa hazırlanmakta olduğunu söyledi.

“Urla’dan yükselen mesleki birlik ve dayanışma
çığlımıza önce çalışan gazeteciler duymalı” diyen
Doğan Tılıç, Türkiye’de gazetecilere dayatılan kötü
çalışma koşulları nedeniyle yıllar öne 10 Ocak’ı
bayram olarak kutlamaktan vazgeçtiklerini hatırlatarak
şunları söyledi:  “Bugün dayanışma günüdür.
Yazdıklarından dolayı yargılanarak cezaevinde tutulan
Sinan Kara’yı ziyaret ederek, gazetecilerin çığlığını
Urla’dan atmak istedik. Yaşanan sorunlardan
kurtulmanın yolu mesleki dayanışmadan geçmektedir. 43
yıl önce 212 sayılı yasanın çıkmasına tepki göstererek
lokavt uyggulayan 9 gazete patronuna karşı Gazeteciler
Sendikası önderliğinde bir araya gelen çalışan
gazeteciler “Basın” gazetesini çıkarmış ve halka
ulaştırmayı başarmıştır. Bugün gazetecilerin içinde
bulunduğu sorunlar o tarihten daha kötüdür. Bugün  o
günden daha çok biraraya gelme ve güçlü bir
birliktelik oluşturma günüdür. Urla’dan yükselttiğimiz
çığlığa, ses vererek sesimizi gürleştirmeliyiz. Ancak
o zaman bağımsız gazetecilik yapma ve halkın doğru
haber alma hakkını hayata geçirebiliriz.”

Sinan Kara’nın moralinin çok iyi olduğunu da açıklayan
Doğan Tılıç,  cezaevine giren her gazeteci gibi Sinan
Kara’nın da mesleğini burada sürdürerek yaşadığı hukuk
skandallarının kitabını yazdığını söyledi.


Hasan Üstün - 10.01.2004
 


 

SİNAN'A KARA BİR YIL DAHA

Geçtiğimiz yıl bu gün, Datça'da bir otobüs dolusu medya mensubuyla Sinan Kara'nın duruşmasında idik.

istanbul, Ankara, İzmir ve Bursa ÇGD lerinin öncülüğünde güzel bir organizasyondu. Duruşmada Sinan'ın arkasındaki topluca onurlu duruşumuzu unutamam. Kanun devletimiz Sinan'ı gazetesinin bir nushasını kaymakama vermediği için onu hapse tıkmaya çalışıyordu. Biz ise kanun devletine karşı hukuk devletini savunuyorduk. Ve bu çağda bu ilkellikler nedeniyle sinanları hapse tıktırmama mücadelesi veriyorduk. Çünkü kanun devletinin herbirimizi veya hepimizi heran sinanlaştıracağının bilincindeydik. Duruşmadan çıknca Sinan'ı kurtardığımızı sanarak alıp Marmaris'e gelmiş ve bunu hepbirlikte kutlamıştık. Ertesi sabah Datça savcısının arkamızdan gönderdiği faxs emri ile Sinan yakalanmış ve bizim nezaretimizde Ula cezaevine konulmuştu.

2003 Yılına Kaymakama gazetesinin bir örneğini vermediği için cezaevinde giren Sinan, 2004 yılına da "Mert Çiller'i tehditten" dolayı yine cezaevinde giriyor. Oysa Mert Çiller korumalarını Sinan'a saldırtmış, tartaklamış ve fotoğraf makinesinide parçalatmıştı. Datça polis karakoluna mağdur ve şikayetçi giren Sinan sanık olarak çıkmış, daha sonrada "suçlu" yapılmıştı. Çünkü Sinan Hınıs'lı bir yerel gazeteci çocuğu muhatabı ise başbakan çocuğuydu. Çünkü bu ülkede toslayanın düşüp parçalanacağı bir hukuk devleti yoktu. Güçlü olanın delip geçeceği bir kanun devleti vardı. Mert bunu namertçe becermişti. Sinan'ı Datça Yerel kanun devletinin cenderesindeki süreçte tanıdım ve sinanlaşmaya çalıştım. Mert Çiller davasınının bütün safahatını birlikte yaşadım. Sinan'ı bu haksızlık sonucu gelen hukuksuzluktan sonra ceza evine koymamak için sonuna kadar direndim ama başaramadım. En son umudumuz olan iadeyi mahkeme talebimiz Muğla Ağır ceza Mahkemesinde rededildiği gün basın bayramıydı. Tüm yollar tıkandığından Sinan'ın ertesi gün teslim olup cezaevine girmesi gerekiyordu. Hukuk doğru işlemezse ve başka alternatif kalmazsa diye beynimde hazır tuttuğum ikinci projemi uygulamaya karar verdim. O da Sinan'ı Marmaris'ten Rodos'a ve Avrupa'ya gönderip iltica ettirmekti. Avrupadaki dostlarımla görüşmüş ve bunun hazırlıklarınıda yapmıştım. Sinan da bunu son çare olarak kabullenmişti. Bunu büyük bir sorumluluk olarak gördüğümden, bu işe gönül ve emek koymuş diğer ÇGD li dostlara haksızlık olacağından bir kaç dostun onayını almak istadim. Keşke bu hatayı yapmamış olsaydım. Nazım Alpman, Celal Başlangıç ve İsmet Demirdöven'e konuyu aktardım. Bu dostlardan Celal Başlangıç'ın şu itirazı beni durdurdu. ' Yahu Memet biz bin kişilik bir gazeteci ordusu olarak, bir arkadaşımıza sahip çıkamıyormuyuz?.'

Sen onu Ankara'ya gönder. Halim Uslu ile ben görüştüm. Adlet bakanının yazılı emirle bozma sözü var. Gönder H. Uslu ile birlikte bakanla görüşsün. Söz vermiş, yenden yargılanma yolunu açacak. Celal'i dinleyip Rodos yatı yerine Ankara otobüssüne bindirdiğim Sinan şimdi 2004 üde cezaevinde karşılıyor. Tabii bu konuda sevgili dostum Celal Başlangıç'ı suçlayamam. O bu işe gönul ve emek koyanların en önde gelenlerinden biridir. Sadece Sinan'ı kurtarma yöntemlerimizde o hukuka inandı. Ben ise hep TC kanunlarını bildim. Her neyse bende dahil Celal'in bin kişilik gazeteci ordusu Sinan'ı kurtaramadık ve yeni bir yıla daha cezaevinde giriyor. Sinan'ın cezasını artık fazla umursamıyorum. 3 ay kaldı. Ama Sinan'ın geride bıraktıkları; eşi Gülistan, 4 yaşındaki kızı Berfin, 2 yaşıdaki oğlu Apaydın uykularımı kaçırıyorlar. Gülistan iki yavrusunu alarak Kuşadası'ndaki inşaat işçisi kardeşlerinin yanına sığındı. Ara sıra Gülistan ve Sinan'la telefon ile görüşüyorum. Dürüst, cesaretli ve doğru gazetecilik uğruna kendisini ve tüm aile yaşamını feda (kimine göre heba) eden Sinan'ın eşine bin kişilik gazeteci ordusu ve yetmiş milyonluk "cemaatten" bu güne kadar beşyüz milyon lira yardım sağlanabilmiş. Bunun üçyüz milyon lirasını ÇGD eski genel başkanı sevgili İsmet Demirdöven, ikiyüz milyonuda Engin Polat arkadaş göndermiş. Bu paraylada Gülistan çocuklarıyla Sinan'a bir ziyaret yapıp onun kışlık giysi ve içerdeki ihtiyaçlarını temin etmiş. Ne yazacağımı, ne söyleyeceğimi bilemiyorum. Sinan ikinci yıldır yeni yıllarımı zehirliyor. Huzursuz ve mutsuz giriyorum yeni yıla. Ben Sinan'ı benleştirmeyi beceremeyince, o beni sinanlaştırdı. Bende bir protesto olarak kimsenin yeni yılını kutlamıyor, aksine herkese Sinan'ca yıllar diliyorum.  

MEHMET YÜREK - 26.12.2003


 

Urla'dan yazıyorum,
Sinan'ın tüm dostlara selamı var
ve tüm dostlar
ın yeni yılını kutluyor...
Hüseyin Kaplan

01.01.2004

28.10.2003 -InternetHaber - Barış Yarkadaş: "Yazmayı çok özleyeceğim" "AKP ve CHP'lilerin umudu yok"
 31.12.2003

Adalet Bakani Cemil Cicek Berlin'de Sinan Kara ile ilgili soruya ne cevap verdi? Izlemek icin buraya tıklayınız13.11.2003 - Berlin
Adalet Bakani Cemil Çicek AYPA-TV'nin Sinan Kara ile ilgili sorularına Berlin'de ne cevap verdi? Videoyu izlemek icin buraya tıklayınız...
13.11.2003 - Berlin

6 MB WMV-Dosyası 3:42 - (Hata düzeltildi - 14.11.2003 - 21:40)

 

 

REKLAMLAR

Sinan Kara'nın
Aktüel Yazıları

Gazeteci Mehmet Yürek'in Yazıları

DATÇA HABER 

 

DENİZ İNŞAAT TURİZM ve TİCARET A.Ş. Müh. İsmail Deniz
 


ÇGD


UĞUR MUMCU - SAKINCALI PİYADE
UĞUR MUMCU


Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Mamak Askeri Cezaevi, Haziran 1971
Deniz Gezmiş
Yusuf Aslan
Hüseyin İnan
01 02 03 04


EVRENSEL
Evrensel


Metin Göktepe
Metin Göktepe



AHMET KAYA
AHMET KAYA


BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ ENGELLENİYOR
Basın Özgürlüğü Engelleniyor - TGC







 

 

   

 
   

Bu site Gazeteci Sinan Kara'yı desteklemek için Avrupalı Türk Gazeteciler tarafından hazırlanmıştır. 
© 2002 / 2003
- Dipl.-Ing. Ali YILDIRIM - AYPA-TV   -   28.09.2002 - 21.03.2004

Ziyaretçi Sayısı:

FastCounter by bCentral